Mersin Üniversitesi'nde işten çıkarılan akademisyen, çimlerin üzerinde ders anlattı

Yazar / Referans: 
Sidar Eren, Dersim Haber Ajansı
Tarih: 
31/03/2016

Mersin Üniversitesi'nde 'Barış İçin Akademisyenler' bildirisine imza attığı gerekçesiyle rektörlük tarafından sözleşmesi yenilenmeyecek olan İletişim Fakültesi öğretim elemanı uzman Galip Deniz Altınay, duruma tepki göstermek için çimlerin üzerinde öğrencilerine ders anlattı.

Barış için Akademisyenler’den Neşe Özgen: Ancak mücadele ederseniz bir tarihiniz olur

Yazar / Referans: 
sendika.org
Tarih: 
31/03/2016

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisiyle hükümetin savaş politikalarını eleştirdikleri için Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilen Barış İçin Akademisyenler, IŞİD’lileri “mağdur etmemek için” tahliye eden AKP yargısı tarafından hapis cezasına çarptırıldı. En üst perdeden devam eden tehditlere ve hapis cezalarına rağmen sözlerinin arkasında durmaya devam ediyorlar. Bildirinin imzacılarından Sosyolog Prof. Dr. Neşe Özgen ile başından bu yanan gelişen süreç, baskılar karşısında akademiden yükselen bu direnişin tarihsel önemi üzerine konuştuk.

Barış akademisyenlerine saldırı ve Türkiye üniversitelerinin sefaleti

Yazar / Referans: 
Prof. Dr. Gazi Çağlar, sendika.org
Tarih: 
29/03/2016

Tutuklu barış akademisyenleri

Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan,  

Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya

 ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy’a sevgilerle

Adorno ve Foucault üzerine düşünenlerin önemli bir bölümü kaba bir sonuca ulaşır. İkisi arasındaki en önemli fark Foucault’dan farklı olarak Adorno’nun ütopyacılığında sanılır. Gerçekte ikisi de ya ütopyacıdır ya da değildir. Foucault “dünyamızın eleştirel analizini“ sunarken Adorno’nun hedefi topluma eleştiri aynası tutmaktır: İktidar ve bilim bağlamında farkları sanıldığından daha azdır.

Esra Mungan: Yeter ki Barış Olsun!

Yazar / Referans: 
Ümit Altaş, http://www.hukukpolitik.com.tr/
Tarih: 
29/03/2016

Bu Suça Ortak Olmayacağız” metninin Cumhurbaşkanı’nın ağzına dolanması ile başladı tüm süreç. Ardından hızlı bir şekilde idari ve adli soruşturmalar geldi. Barış İçin Akademisyenler bu soruşturmalara ilişkin hak ihlallerini bir raporla derlediler ve 16 Mart 2016 günü kamuoyu ile paylaştılar. Rapor metnini okuyan dört akademisyenden üçü gözaltına alınıp tutuklandı. Esra Mungan o raporu okuyup tutuklanan ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilen akademisyenlerden biri. Tutuklandığı günden bu güne şiddetli bir şekilde kendisine tecrit uygulanıyor.

120 psikoloji akademisyeninden tutuklu meslektaşlarına destek bildirisi: Derhal serbest bırakılsınlar!

Yazar / Referans: 
Ali Aslangül, t24
Tarih: 
28/03/2016

Türkiye’nin farklı üniversitelerinde psikoloji alanında eğitim veren 120 akademisyen, Barış için Akademisyenler bildirisi nedeniyle tutuklanan Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi meslektaşları Yard. Doç. Dr. Esra Mungan’a ve tutuklanan diğer iki akademisyen Muzaffer Kaya ile Kıvanç Ersoy’a destek bildirisi yayımladı. "Barış için Akademisyenler bildirisinin, içeriğine katılınsın veya katılınmasın, düşünce ve ifade özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini" belirten akademisyenler, bu yüzden de hem 'terör örgütü propagandası' suçlamasının hem de tutuklama kararının 'kabul edilemez' olduğunu vurgulayarak meslektaşlarının bir an önce serbest bırakılmasını talep ettiler.

148 ABD'li Akademisyenden ABD Dışişleri'ne Türkiye Mektubu

Yazar / Referans: 
BİA Haber Merkezi
Tarih: 
27/03/2016

ABD'li 148 akademisyen, ABD hükümetinden Türkiye'de akademideki baskının kaldırılarak tutuklanan akademisyenlerin serbest bırakılması için girişimde bulunmasını istedi.

Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) 148 akademisyen ABD'nin İnsan Hakları'ndan Sorumlu Dışişleri Bakanı Yardımcısı Tom Malinowski’ye, Barış İçin Akademisyenler için mektup yazarak akademideki baskının kaldırılarak tutuklanan akademisyenlerin serbest bırakılması için ABD hükümetinden girişimde bulunmasını istedi.  

Üniversite memlekettir

Yazar / Referans: 
Meltem Gürle, BirGün Pazar
Tarih: 
27/03/2016

Üniversite memlekettir

Üniversite demokratiktir, her zaman yaşamdan yanadır ve özgür düşünceyi temel alır. Mesele bu kadar nettir

Birkaç nesil boyunca Uruguay’ın entelektüel hayatına yön vermiş olan Marcha adlı haftalık gazetenin editörü ve ülkenin önde gelen düşünce adamlarından biri olan Carlos Quijano, 1968 senesinin Ağustos ayında hükümetin üniversiteler üzerindeki baskıyı artırması üzerine “Üniversite Memlekettir” (La Universidad es el Pais) başlıklı bir yazı kaleme alır. 

1128 Akademisyen

Yazar / Referans: 
İsmail Beşikçi
Tarih: 
25/03/2016

Çeşitli üniversitelere mensup 1128 akademisyen 11 Ocak 2016 günü bir bildiri yayınladı. Bu bildiride Silvan, Cizre, Silopi, İdil, Nusaybin, Yüksekova gibi Kürt şehirlerinde yürütülen operasyonlara dikkat çekilerek “bu suça ortak olmayacağız” deniyor, barış talep ediliyordu.

Bu bildiri üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönlendirmesiyle üniversitelerde bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında yoğun ve yaygın bir şekilde soruşturmalar açıldı. Bu soruşturmalar YÖK’ün, üniversite senatolarının çok önemli bir meşguliyet alanı oldu.

Report of the current situation

Tarih: 
21/03/2016

The declaration of the Academics for Peace (Barış İçin Akademisyenler, BAK) “we will not be a party to this crime”, signed by 1128 individuals, a majority of whom work in academic institutions in Turkey, was made public in two press conferences held simultaneously in Ankara and İstanbul on January 11, 2016. Following the press conference nearly one thousand more of our colleagues joined in signing the declaration, hence, now, the total number of signatories now amounts to 2212. In the days following the press conference, signatories from 89 universities across Turkey faced accusations such as “supporters of terror”, “traitors”, “straw or copy intellectuals” in public statements made personally by the President of the Republic, Recep Tayyip Erdoğan over nationally broadcasting tv and radio stations, in addition to several other government authorities, such as the Council of Higher Education (CoHE), the Inter-university Council, and by the presidencies of various universities

Barış İçin Akademisyenler Dayanışma Grubu Raporu

Tarih: 
21/03/2016

Barış İçin Akademisyenler’in (BAK) “Bu suça ortak olmayacağız!” şiarıyla 11.01.2016 tarihinde İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği basın açıklamasında kamuoyuna duyurduğu imza metni, büyük bir çoğunluğu Türkiye’deki üniversitelerde görev yapmakta olan 1128 akademisyen ve araştırmacı tarafından imzalanmıştır. Basın açıklamasından sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, birçok hükümet yetkilisinin yaptığı açıklamalarda ve Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Genel Kurulu, Üniversiteler Arası Kurul (ÜAK) ve çeşitli üniversite rektörlükleri tarafından yayınlanan bildirilerde imzacı akademisyen ve araştırmacılar “terör destekçisi”, “vatan haini” gibi ithamlarla karşılaşmış, ulusal ve yerel basın organlarının çoğunda açıkça hedef haline getirilmiştir.

Pages