İstanbul Tabip Odası’ndan Canlı Yayındayız
#Barışİçin4Yıl’dır bir aradayız. İstanbul Tabip Odası’ndan canlı yayındayız: https://t.co/KrCRXIzl89
— BarışAkademisyenleri (@BarisAkademik) 11 janvier 2020
#Barışİçin4Yıl’dır bir aradayız. İstanbul Tabip Odası’ndan canlı yayındayız: https://t.co/KrCRXIzl89
— BarışAkademisyenleri (@BarisAkademik) 11 janvier 2020
#BuSuçaOrtakOlmayacağız dememizin 4. yılında Ankara’dan sesleniyoruz: Gasp edilen haklarımızı geri alacağız!#Barışİçin4Yıl pic.twitter.com/IiqlUrYPcW
4 yıl önce bugün hep bir ağızdan #BuSuçaOrtakOlmayacağız diyen hocalarımızın kararlılığıyla hayal etmekten vazgeçmeyen üniversiteliler olarak sesleniyoruz:
Akademi biat etmez!
KHK ile Kocaeli Üniversitesi’nden ihraç edilen Hakan Koçak "Kapitalizm, iş gücünden başka satacak bir şeyi olmayan, geçinmek için çalışmaya mahkum olan bir insanlar yığınına dönüştürdü insanlığı. Bizim gibi ülkelerde 2000’li yılların özeti de budur: Proleterleşme süreci" diyor. İnsanın en bireysel anı gibi görünen intiharın bile bir sosyal vaka olduğuna dikkat çeken Koçak sendikal hareketle ilgili gözlemini de şöyle anlatıyor. Sendikacılar, aşağıdan gelen dalgayı iyi koklarlar. Birbirleriyle yan yana gelemeyecek sendikalar yan yana geliyor.
Bugün akademisyenlerin 'Bu suça ortak olmayacağız' bildirisine imza atmalarının 4'ncü yılı. Akademisyenler bildiriye neden imza attıklarını, ihraç edildikten sonra neler yaşadıklarını anlattı. 15 yıl akademisyenlik yapan, Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nden ihraç edilen Anayasa hukukçusu İlker Gökhan Şen ihraç sonrası için, "Sanki Netflix'te dizi izliyoruz ve bu bölümün de böyle olması gerekiyormuş... İzleyelim bakalım ne olacak diye bekledik" diyor.
Barış İçin Akademisyenler, verdikleri hukuk mücadelesinin ilk kısmını kazandılar, hepsi birer birer beraat etti. Geri alacakları bütün hakları, yeniden buluşacakları öğrencileri, onların ortak olmadıkları suçun ve onlara reva görülen haksızlığın sorumlularının verecekleri hesap için ise mücadele devam ediyor. Ancak onları akademiye aynı insan olarak döndürmeyecek olan, yaşanan bu dört yıllık deneyim.
4 yıl önce bugün hep bir ağızdan #BuSuçaOrtakOlmayacağız dedik.
Bu yıldönümünde başta Mehmet Fatih Traş olmak üzere kaybettiğimiz hocalarımızı sevgiyle anıyoruz.
#Barışİçin4Yıl’dır verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Ayakkabı
(15 Ocak) 1919’da, devrimci Rosa Luxemburg Berlin’de katledildi.
Katiller onu dipçik darbeleriyle öldürüp bir kanalın sularına attılar.
O esnada ayakkabısının teki suya düşmüştü.
Bir el ayakkabıyı çamurun içinden aldı.
Rosa ne özgürlük adına adaletin
ne de adalet adına özgürlüğün feda edildiği bir dünya istiyordu.
Bir el her gün, tıpkı o ayakkabı tekine yaptığı gibi,
bu bayrağı da çamurun içinden çıkarıyor.[1]