Mahkeme Kendi Verdiği Karardan Vazgeçti, Savunmayı Almadı

Yazar / Referans: 
Tansu Pişkin, Bianet
Tarih: 
13.11.2018

Bugün üç ayrı mahkemede altı akademisyenin duruşmaları görüldü. 28. ACM başkanı Yonca Demir'in duruşmasında bir önceki celsede verdiği ara kararından vazgeçtiğini açıklayarak süre verdiği Demir'in savunmasını almadı.

Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini  imzaladıkları için "Terör örgütü propagandası" ile suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin duruşmaları Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde devam etti.

Bugün üç ayrı mahkemede altı akademisyenin duruşmaları görüldü:

34. Ağır Ceza Mahkemesi (ACM): Yıldız Teknik Üniversitesi'nden H.G. ve Işık Üniversitesi'ndeki işinden çıkarılan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Sinan Birdal'ın ikinci duruşmaları.

35. ACM: Işık Üniversitesi'ndeki işinden çıkarılan Prof. Dr. Neşe Yıldıran'ın dördüncü duruşması.

28. ACM: Bilgi Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Yonca Demir, Öğr. Üyesi Ayten Zara ve E.A.'nın ikinci duruşmaları.

Esası kapatma kararı

34. ACM heyeti, bugün duruşması görülen iki akademisyenin dosyasında da avukatların 13. ACM'de devam eden dört akademisyenin dava dosyasının celbi ve yargılamaya Türk Ceza Kanunu (TCK) 301. maddesi kapsamında devam edilmesi talepleri üzerine esası kapattı.

Heyet, her iki duruşmada da TCK 301 izni istenmesi için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine, cevap gelene kadar davaların durdurulmasına karar verdi.

13. ACM’deki dosya

Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy, Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle haklarında TMK 7/2'den açılan davada, savcının talebi üzerine Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesinden yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı'na yargılama izni için başvuruldu. Bakanlık ilgili izni verdi. Ancak davanın son duruşmasında esas hakkında mütalaasını sunan savcı, akademisyenlerin TMK 7/2'ye göre cezalandırılmasını istedi. Dört akademisyenin yargılaması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

TCK 301

Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Heyet kararından vazgeçti

28. ACM'de duruşması görülen üç akademisyen için de savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı. Akademisyenlerin Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 7/2 maddesine göre cezalandırılmalarını istedi.

Terörle Mücadele Kanunu 7/2

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Heyet akademisyenlerden Yonca Demir'e bir önceki celse açıkladığı ara kararında savunmasını hazırlamak için süre vermişti. Ancak bu duruşmada "sanığın savunmasının alındığı tespit edilmiş olup ara karardan vazgeçilmiştir" diyerek kendi kararını uygulamadı.

Duruşmalardan ayrıntılar şöyle:

34. ACM

Mahkeme başkanı: Yusuf Kılıç - Üyeler: Oktay Güney, Emrah Kayasan - Savcı: İlkay Özcan.

1. duruşma

H.G. yurtdışında olduğu için duruşmaya katılamadı. Avukatı Gözde Kaya müvekkilinin ikametini resmi olarak Kanada’ya aldığını belirterek istinabe yoluyla ifadesinin alınmasını talep etti.

13. ACM'de devam eden dört akademisyenin dava dosyasının mahkemeye celbini talep eden Kaya, diğer mahkemelerdeki kararlardan örnekler sunarak “farklı mahkemelerde farklı kararların çıkmasından kaynaklı eşitlik hakkının ihlal edilmemesi için” TCK 301 kapsamında Adalet Bakanlığı'ndan izin alınmasını istedi.

Savcı, talebin daha önce reddedildiğini belirterek bir kez daha reddini istedi.

Mahkeme esası kapattı

Mahkeme heyeti, sanığa atılı suçun TCK 301 kapsamında değerlendirilme ihtimaline binaen izin alınması için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine karar verdi. Heyet, izin talebine cevap gelene kadar esası kapatarak davayı durdurdu. 

İstinabe talebini de dosyanın dalet Bakanlığı'ndan dönüşü dönüşü sonrasına bırakarak usulü işlemlerin o zaman başlamasına karar verdi.

2. duruşma

Mehmet Sinan Birdal yurtdışında olduğu için duruşmaya katılamadı. Avukatı Ziya Çelik TCK 301, 13 ACM ile birleştirme, mahkeme aksi kanaatte olursa kendi bünyesindeki dosyaları birleştirmesi yönünde taleplerde bulundu.

Savcı birleştirme taleplerinin reddini, TCK 301 izni talebinin kabulünü istedi.

Heyet ilk duruşmadaki kararını tekrarlayarak Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma izni gelene kadar esası durdurdu, davayı kapattı. 

28. ACM

Mahkeme başkanı: Ersin Özaslan - Üyeler: Serkan Yoğutçu, Muhsin Onay - Savcı: Mehmet Fatih Aldemir.

1. duruşma

Duruşma salonunda hazır bulunan E.A. savunmasında şunları söyledi:

"Bir klinik psikolog olarak, şimdiye kadar sosyal sorumluluk amacıyla internet ortamında birçok metni imzaladım. Mensubu olduğum meslek insan ruh sağlığını gözetmeyi gerektirir.

"Söz konusu metni, internet ortamında görerek, Güneydoğu’da yaşanan ölümlerin ve travmatik ortamın sona ermesi, halkın daha fazla travmatize olmaması ve toplumsal barışın tesis edilmesi için imzaladım.

"Mesleki bir bakış açısıyla yalnızca barışın önemini vurgulamak niyetiyle, kimseden talimat almadan, hür irademle metni imzaladım. Herhangi bir suç kastım olmamıştır. Beraatimi talep ediyorum."

Mütalaa açıklandı

Ardından avukatı Sevgi Kalan Güvercin, müvekkilinin ifade özgürlüğü kapsamında metni imzaladığını söyleyerek ilk aşamada derhal beraatini istedi. Talebin reddi halinde mahkemenin kendi nezdindeki akademisyen dosyalarını birleştirmesini, bu talepler de reddedilirse kovuşturmanın genişletilmesi taleplerini sunmak için süre istedi.

Savcı, "dosyaların arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı" gerekçesiylen avukatın birleştirme talebini "yargılamayı uzatmaya yönelik" olarak nitelendirdi ve reddini istedi. Esas hakkındaki mütalaasının hazır olduğunu söyledi.

Mahkeme heyeti, talepleri reddetti. Esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı, sanığın TMK 7/2 maddesine göre cezalandırılmasını istedi.

Esasa karşı savunmalarını yapmak üzere sanık ve müdafine süre verildi. Bir sonraki duruşma 27 Aralık'ta.

2. duruşma

Ayten Zara savunmasını mahkemeye sundu.

Avukat Sevgi Kalan Güvercin önceki duruşmadaki beyanlarını, savcı ise ceza istediği mütalaasını tekrar etti.

Bir sonraki duruşma 27 Aralık'ta görülecek.

3. duruşma

Duruşma başında savcı ceza istediği esas hakkında mütalaasını açıkladı. Ardından avukat Meriç Eyüboğlu, "Bir önceki celsede verdiğiniz ara kararda müvekkilime savunma yapması için ek süre vermiştiniz ancak esas hakkında mütalaayı açıkladınız" dedi. Müvekkilinin savunmasını hazırlayarak duruşmaya geldiğinin ve savunmasını yapmaya hazır olduğunun zapta geçmesini istedi.

"Ara karardan vazgeçtik"

Mahkeme başkanı "Savunmayı almıyoruz ara karardan vazgeçtik" dedi ve "sanığın bir önceki celsede savunma yaptığı" iddiasıyla ara karardan vazgeçilmesine karar verdi. 

Hukuki gerekçe sunulmadığını söyleyen Eyüboğlu söylediklerinin zapta geçirilmesini istedi. Ancak mahkeme başkanı, esasa karşı savunma yapıp yapmayacağını sordu.

"Her türlü savunma hakkını tanıyoruz"

Eyüboğlu "Hepsi birbirinin aynı olsa da mütalaa henüz şimdi açıklandı, süre istiyoruz" dedi. Eyüboğlu, esasa karşı savunmalarını sunmaları için süre veren heyete duruşmanın sonunda "Genel mi yapıyorsunuz özel mi bu davranışınız" diye sordu. Başkan "Her türlü savunma hakkını tanıyoruz size" diye yanıtladı.

Bir sonraki duruşma 14 Aralık'ta.

35. ACM

Mahkeme başkanı: Hakan Özer - Üyeler: Özgür Dursun, Teceli Aslan - Savcı: Ferhat Yayla.

Neşe Yıldıran duruşma salonunda hazır bulundu. Avukatı Ömer Kavili'nin beyanı doğrultusunda sanık sandalyesinde değil Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 149/3'e göre hakkı olduğu üzere avukatlarının yanında oturdu.

Avukat Ömer Kavili ve ardından Muharrem Ercan'ın mahkeme başkanının reddi yönünde talepleri olmuş, dosya bir üst mahkeme olan 36. ACM'ye gönderilmişti. Ancak 36. ACM heyeti kanuna göre, "reddedilen mahkeme başkanının görüşünü almadan" reddi hakim talebinin reddine karar verdi.

Reddi hakimin reddi kararına itiraz

Avukatlar bu defa 37. ACM'ye giderek 36. ACM heyetinin reddi hakim kararını "kanuna aykırı bir şekilde, gerekçesiz" yazdığı gerekçesiyle itiraz etti.

37. ACM heyeti avukatların itirazını haklı bularak eksikliklerin giderilmesi istemiyle dosyayı tekrar 35. ACM'ye gönderdi. Bu celsede de eksikliklerin giderilmemesi üzerine avukatlar Ercan ve Kavili duruşmalar esnasında yaşanan "usulsüzlükleri" maddeler halinde sıraladı ve savunmalarının zapta geçmesini istedi.

Avukatların savunmalarının ardından kararını açıklayan heyet, sanığın avukatlarının yanında oturmaması konusunda uyarıldığı takdirde karara uymayarak yine sanık sandalyesinde oturmadığını belirterek ihtar etti.

Ömer Kavili'nin reddi hakim talebi "daha önce incelendiği ve yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu" gerekçeleriyle reddedilirken, Muharrem Ercan'ın reddi hakim talebi üzerine dosyanın incelenmek üzere tekrar 36. ACM'ye gönderilmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 2 Nisan 2019'da.

Akademisyen yargılamaları hakkında

10 Ocak 2016'da "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin (BAK) "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisi 1128 akademisyenin imzası ile yayınladı. Sonraki katılımlarla imza sayısı 2212 oldu.

Akademisyenler hakkında Savcı İsmet Bozkurt’un hazırladığı iddianame ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) “örgüt propogandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı.

13 Kasım itibariyle 5 Aralık 2017'den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 384 oldu. 33 akademisyen 1’er yıl 3’er ay hapis cezasına mahkum oldu. Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zübeyde Füsun Üstel ve Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın cezası hariç cezalarda hükmün açıklanması geri bırakıldı. Üstel’in ve Ersanlı'nın cezalarının ertelememe gerekçesi olarak "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediği" ve "mahkemede suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı" gösterildi.

Barış akademisyenleri 10 Mart 2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi nedeniyle yaşadıklarını basın toplantısında paylaştılar. Toplantıda açıklamaları yapan Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy (15 Mart 2016) ile Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı (31 Mart 2016) TMK 7/2'de düzenlenen “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandılar, 22 Nisan 2016’da serbest bırakıldılar. Savcının talebi üzerine Adalet Bakanlığı “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama"yı düzenleyen TCK 301. maddeden yargılanma izni verdi. Dava sürüyor.

Birleştirme kararları

33. ACM, 25. ACM, 24. ACM, 29 ACM ve 30. ACM'de akademisyen dosyaları birleştirildi.

(TP)

Kaynak: https://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/202574-mahkeme-kendi-verdigi-k...