1 Yıl 6 Ay 22 Gün Ertelemeli Hapis Cezası: "Eylemi Zincirleme Gerçekleştirmiş"

Yazar / Referans: 
Tansu Pişkin, Bianet
Tarih: 
04.12.2018

Bir akademisyene cezada indirime gidilmeden 1 yıl 6 ay ertelemeli hapis cezası; bir akademisyene ise 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi. Hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ikinci cezada üye hakim muhalefet şerhi düştü.

Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini  imzaladıkları için "Terör örgütü propagandası" ile suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin duruşmaları Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde devam etti.

Bugün üç ayrı mahkemede beş akademisyenin duruşmaları görüldü:

35. Ağır Ceza Mahkemesi (ACM): Kadir Has Üniversitesi'nden Dr. Ceren Lord'un üçüncü duruşması.

13. ACM: İstanbul Bilim Üniversitesi'ndeki işinden çıkarılan Doç. Dr. S.B. ve Işık Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Emin Aslan'ın birinci duruşmaları.

28. ACM: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden Arş. Gör. Yonca Güneş Yücel'in dördüncü; Munzur Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kerim Gültekin'in birinci duruşması.

1 yıl 6 ay hapis cezası

28. ACM'de duruşması görülen Yonca Güneş Yücel'e "terör örgütü propagandası yapmak suçu sabit görülerek 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Heyet cezada indirim uygulamadı.

Terörle Mücadele Kanunu 7/2

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Güneş-Yücel duruşmaya katılmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) konusunda irade beyanında bulunamadı. Heyet, Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 231/6'ya göre, sanığın beyanı alınmadan HAGB hükümlerini uygulayamıyordu.

Ancak cezayı erteleme yetkisi bulunan heyet, "suçun tekrarlanmayacağı yönünde olumlu kanaat oluştuğu" gerekçesiyle hapis cezasını sanığı 2 yıl denetimli serbestliğe tabii tutarak erteleme karar verdi.

1 yıl 6 ay 22 gün

13. ACM'de birinci duruşması görülen S.B. için esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı sanığın TMK 7/2'ye göre cezalandırılmasını istedi. Sanık ve avukatı esasa karşı savunmalarını hazırlamak için süre talep etmedi.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığa "üzerine atılı suçu sabit görerek" TMK 7/2'nin 1. cümlesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, "eylemin internet yoluyla işlendiği" gerekçesiyle TMK 7/2'nin 2. cümlesi gereğince cezanın yarı oranında arttırılarak 1 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına, "eylemini zincirleme olarak gerçekleştirdiği" gerekçesiyle dörtte bir oranında arttırım yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına, yargılama sürecindeki davranış ve tutumları nedeniyle cezasından indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği takdirde, kişi beş yıl içinde kasten yeni bir suç işlemezse hüküm ortadan kaldırılıyor.

Ceza Muhakemesi Kanunu madde 231’deki düzenlemede şu ifadeler öne çıkıyor.

“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.  Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.”

Üye hakimden muhalefet şerhi

Karara muhalefet şerhi düşen üye hakim, söz konusu eylemde "örgüt propagandası değil örgüte yardım suçunun oluştuğunu, ancak sanığın bildirinin tamamına katılmadığını söylemesi nedeniyle örgüte yardım suçunun da manevi unsurlarının oluşmadığını" söyleyerek oy çokluğuyla verilen karara muhalif oldu.

Duruşmalardan ayrıntılar şöyle:

35. ACM

Ceren Lord yurtdışında olduğu için duruşmaya katılamadı. Bir önceki celsede avukatı Emine Durmuş'un müvekkilinin istinabe yoluyla ifade vermesi talebi kabul edilmişti.

Duruşmada Lord'un savunmasının henüz alınamadığı belirtildi. 

Heyet kararında "sanığa atılı suçun Türk Ceza Kanunu (TCK) 301. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ihtimali bulunduğundan" Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma izni istedi.

TCK 301

Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Bir sonraki duruşma 18 Haziran 2019'da.

13. ACM

Mahkeme başkanı: Fahrettin Düzalan - Üyeler: Abdullah Ok, Fatih Akgün - Savcı: Ömürhan Dur.

1. duruşma 

Mehmet Emin Karaaslan sağlık sorunları sebebiyle yurtdışında olduğu için duruşmaya katılamadı.

Heyet, sanığın avukat tarafından sunulan mazeretini kabul ederek duruşmayı 2 Nisan 2019’a bıraktı.

2. duruşma

Duruşma salonunda hazır bulunan S.B. iddianamede kendisi hakkında yanlış ifadelere yer verildiğini belirterek “İddianamedeki bazı noktalar benim davranışlarımla paralel değil” dedi ve şöyle devam etti:

“Yaptığım tek şey ülkemize barış gelmesi için elektronik ortamda isim ve soyisim yazarak imza atmaktı. Onur ve haysiyetin, bedensel varlıklarının, duygularının korunması gerektiğine inanıyorum. Metnin biraz sert olduğunu düşündüm ancak ‘barış istiyorum’ diyebileceğim başka bir platform yoktu ve metnin barış konusundaki sözlerine katılmıştım.”

Mütalaa açıklandı

Görüşü sorulan savcı, kovuşturmanın genişletilmesi talepleri olmadığını belirterek esas hakkında mütalaasını açıkladı. İddianamedeki anlatım kısmını tekrar ettiğini söyledi ve sanığın TMK 7/2’ye göre cezalandırılmasını istedi.

Esasa karşı savunması sorulan S.B. önceki savunmalarını tekrar etti. Avukatı Fahriye Sema Genç ise müvekkilinin beraatini istedi.

1 yıl 6 ay 22 gün

Heyet, sanığa "üzerine atılı suçu sabit görerek; suçun ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, sanığın güttüğü amaçları göz önünde bulundurarak" TMK 7/2'nin 1. cümlesi gereğince 1 yıl hapis cezası verdi. "Eylem internet yoluyla işlendiği" gerekçesiyle TMK 7/2'nin 2. cümlesi gereğince cezanın yarı oranında arttırılarak 1 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına, "eylemini zincirleme olarak gerçekleştirdiği" gerekçesiyle dörtte bir oranında arttırım yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına, yargılama sürecindeki davranış ve tutumları nedeniyle cezasından indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Üye hakimden muhalefet

Mahkeme heyeti kararı 2'ye 1 oyla aldı. Üye hakimlerden biri oy çokluğuyla alınan karara "söz konusu eylemde örgüt propagandası değil örgüte yardım suçu" olduğu gerekçesiyle muhalif olduğunu açıkladı:

"Kamuoyunda Akademisyenler Bildirisi ya da Barış Bildirisi olarak bilinen metin içeriği okunduğunda herhangi bir şekilde PKK terör örgütünün eylem ve faaliyetlerini öven ifadelerin bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle söz konusu bildirinin terör örgütü propagandası olarak tanımlanması mümkün değildir.

"Ancak; söz konusu bildiri ülkemizi uluslararası alanda zor duruma düşüreceği, kolluk kuvvetlerine atılan gerçek dışı iddiaların terörle mücadele eden birimlerin ve kişilerin moralini bozacağı, terör örgütüne ve yandaşlarına motivasyon sağlayacağı, ayrıca uzun yıllardır batılı bir kısım ülkelerde dillendirilen ve ülkemizin Güneydoğu bölgesine uluslararası barış gücü gönderilmesine yönelik PKK'nın taleplerine haklılık kazandıracağı da aşikardır. Bu nedenlerle ve kural olarak söz konusu bildiriyi imzalamak terör örgütüne yardım ve yataklık suçunu oluşturacaktır."

Sanık beyanını dikkate aldı 

Üye hakim şerhini devamında sanığın beyanındaki "Bildirinin tamamına değil barış talebine yönelik özüne katılıyorum" ve "Barışı dillendirecek başka bir platform olmadığı için bildiriyi destekledim" cümlelerine değinerek "Bildiriyi kerhen imzalayan ile bilerek bir bütün halinde imzalayanı birbirinden ayırmak gerekir" dedi.

Bu noktada "terör örgütüne yardım suçunun manevi unsurlarının da oluşmadığını" belirterek sanığa " terör örgütü propagandasından ceza verilmesi gerektiği yönünde karar alan heyetin çoğunluk görüşüne" muhalif olduğunu söyledi. 

28. ACM

Mahkeme başkanı: Ersin Özaslan - Üyeler: Muhsin Onay, Saffet Merve Başbekleyen - Savcı: Mustafa Güner.

1. duruşma

Ahmet Kerim Gültekin duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti, sanığa atılı suçun Munzur Üniversitesi'nde görevli olduğu sırada işlendiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.

Dosya, yargılamada görevli görülen Tunceli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

2. duruşma

Yonca Güneş Yücel duruşmaya katılamadı. Avukatı Sibel Erol bir önceki celsede redd-i hakim talebinde bulunduklarını belirterek henüz cevabın kendilerine tebliğ edilmediğini söyledii. Mahkeme başkanı "Redd-i hakim talebiniz kesin olarak reddedildi" dedi.

Erol, "Kararı şimdi öğrendik" diyerek süre talebinde bulundu. Bir önceki celsede esas hakkında mütalaasını açıklayan ve sanığın TMK 7/2'ye göre cezalandırılmasını isteyen  duruşma savcısı "süre talebinin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu" iddia ederek talebin reddini istedi. Heyet avukatın süre talebini reddetti. 

Avukat Erol, hazırlıksız geldikleri için savunma yapamaycaklarını, müvekkilinin hazır bulunmadığını oysa hükmün açıklanmasının  geri bırakılması hususunda müvekkilinin beyanının alınması gerektiğini söyledi.

İndirimsiz ceza: 1 yıl 6 ay

Heyet, sanığa atılı "terör örgütü propagandası yapmak" suçunu sabit görerek 1 yıl hapis cezası verdi. "Suçun basın yayın yoluyla işlendiği" gerekçesiyle yarı oranında arttırılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

Heyet "sanığın suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışlarını" gerekçe göstererek cezada indirime gitmedi. 

Ceza ertelendi

Sanığın irade beyanı alınmadığı için hükmün açıklanması hususunda karar verme yetkisi olmayan heyet, "tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu" gerekçesiyle hapis cezasını erteledi. 

Buna göre, Güneş-Yücel 2 yıl bıyunca Denetimli Serbestlik Bürosu tarafından şekli belirlenecek denetime tabii tutulacak. Bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamemen çektirilmesine karar verilebilecek.

Akademisyen yargılamaları hakkında

10 Ocak 2016'da "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin (BAK) "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisi 1128 akademisyenin imzası ile yayınladı. Sonraki katılımlarla imza sayısı 2212 oldu.

Akademisyenler hakkında Savcı İsmet Bozkurt’un hazırladığı iddianame ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) “örgüt propogandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı.

4 Aralık itibariyle 5 Aralık 2017'den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 391 oldu. 38 akademisyen 1’er yıl 3’er ay; 2 akademisyen 1'er yıl 6'şar ay hapis cezasına mahkum oldu. Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zübeyde Füsun Üstel, Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gülhan Türkay'ın cezası hariç cezalarda hükmün açıklanması geri bırakıldı. Üstel’in ve Ersanlı'nın cezalarının ertelememe gerekçesi olarak "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediği" ve "mahkemede suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı" gösterildi. Türkay'ın gerekçesinde ise "sanığın talep etmediği" ifade edildi. Ancak heyet, Türkay'ı 2 yıl denetime tabii tutarak cezasını erteledi.

Barış akademisyenleri 10 Mart 2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi nedeniyle yaşadıklarını basın toplantısında paylaştılar. Toplantıda açıklamaları yapan Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy (15 Mart 2016) ile Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı (31 Mart 2016) TMK 7/2'de düzenlenen “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandılar, 22 Nisan 2016’da serbest bırakıldılar. Savcının talebi üzerine Adalet Bakanlığı “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama"yı düzenleyen TCK 301. maddeden yargılanma izni verdi. Dava sürüyor.

Birleştirme kararları

33. ACM, 25. ACM, 24. ACM, 29 ACM ve 30. ACM'de akademisyen dosyaları birleştirildi.

(TP)

Kaynak: https://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/203183-1-yil-6-ay-22-gun-ertel...