Haberler/News

‘Witch-hunt’ against academics continues following attempted Turkey coup

Yazar / Referans: 
Cem Oyvat, Times Higher Education
Tarih: 
11/08/2016

Last week, the Marxist historian Candan Badem of Tunceli University was taken into custody, accused of involvement in the attempted military coup in Turkey. A book by Fethullah Gulen that was found in his office was used as evidence linking Badem with the Gulen movement, which the Turkish president has accused of being behind the attempted coup. Although Badem was released the next day, he is reportedly still under judicial control

Eskişehir’de Barış için Akademisyenler: “Zorbalık kaybedecek, barış kazanacak”

Yazar / Referans: 
sendika.org
Tarih: 
08/08/2016

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Barış için Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi imzacısı en az 20 akademisyen hiçbir gerekçe gösterilmeden açığa alınmıştı. Konuyla ilgili eylem yapmak isteyen akademisyenlerin eylemi OHAL bahane edilerek engellenmişti. Sendika binasında toplanan akademisyenler burada bir basın açıklaması yaparak durumu protesto etti

Why Turkey wants to silence its academics

Yazar / Referans: 
Fatma Müge Göçek, the Conversation
Tarih: 
27/07/2016

After the July 15 coup attempt in Turkey, one of the first actions of the Turkish state and government was to purge thousands of academics and deans from office.

In a crackdown that rapidly spread across civil and military services, Turkey’s President Recep Tayyip Erdogan ordered the closure of thousands of private schools and many universities. Some 15,000 employees at the education ministry were fired, while more than 1,500 university deans were asked to resign.

National academies publish joint statement on the current situation in Turkey

Yazar / Referans: 
British Akademy
Tarih: 
22/07/2016

The British Academy, the Royal Society and the Royal Society of Edinburgh deplore the attempted military coup d’état in Turkey. In keeping with the democratic principles which have been secured, we urge that the state’s responses towards individuals and offices thought to be involved be fully compliant with the rules and norms of democratic government, the rule of law, and the protection of human rights. We are particularly concerned that these be observed in relation to the academic and research community in Turkey, where our sister academies have unequivocally condemned the coup. We are disturbed to hear that in the coup’s aftermath the Turkish Government has asked over 1,500 university deans to resign, and has placed a ban on all academics travelling abroad. Freedom of expression, due process, and the free mobility of researchers provide the bedrock of the academic endeavour in a democratic society

Threats to Academic Freedom and Higher Education in Turkey

Yazar / Referans: 
MIddle East Studies Association MESA
Tarih: 
21/07/2016

The Middle East Studies Association, American Anthropological Association, Executive Committee of the American Comparative Literature Association, American Council of Learned Societies, American Studies Association, Association for Slavic, East European, and Eurasian Studies, European Association for Middle Eastern Studies, German Middle East Studies Association (DAVO), German Studies Association, International Center for Medieval Art, Latin American Studies Association, Linguistic Society of America, The Medieval Academy of America, Modern Language Association, National Communication Association, and Ottoman and Turkish Studies Association collectively note with profound concern the apparent moves to dismantle much of the structure of Turkish higher education through purges, restrictions, and assertions of central control, a process begun earlier this year and accelerating now with alarming speed. 

Soutien de la CPU et de l'EUA face à une entreprise de destruction des institutions universitaires turques

Yazar / Referans: 
Conférence des Présidents d'Université
Tarih: 
20/07/2016

Suite aux évènements du 15 juillet, le ministère turc de l’Education a entrepris une véritable « purge », il vient en effet d’annoncer la suspension de plus de 15 000 de ses employés « soupçonnés d’être liés au prédicateur Fethullah Gülen ». On y apprend également que 1 577 doyens d’universités sont suspendus ! Coup de grâce porté à l’enseignement supérieur et à la recherche turque, on apprend aujourd’hui que les universitaires ne sont désormais plus autorisés à voyager.

Darbe girişimi: Türkiye’nin Reichstag Yangını mı?

Yazar / Referans: 
Ayşe Kadıoğlu
Tarih: 
19/07/2016

15 Temmuz 2016 akşamı, saat 10.30 civarında bir arkadaşım aradı ve İstanbul’un Asya ve Avrupa yakalarını birleştiren her iki köprünün de askeri barikatlarla kapatıldığını söyledi. Üstelik Ankara semaları üzerinde de askeri jetler uçuyordu. İstanbul’un Avrupa yakasında yaşayan, üniversiteye gitmek için her gün Asya yakasına gidip gelen ve bunu yapmak için trafikte saatler harcayan biri olarak her iki köprünün birden kapanmasının son derece olağanüstü bir duruma işaret ettiğini derhal anladım.

SAR urges expression of support for Turkey’s threatened higher education sector

Yazar / Referans: 
SAR
Tarih: 
19/07/2016

SAR urges expression of support for Turkey’s threatened higher education sector

Posted July 19, 2016

July 19, 2016—Scholars at Risk is gravely concerned about sweeping actions against Turkey’s higher education sector, including forced resignations, suspensions, and travel bans, reportedly affecting thousands of individuals, in Turkey and abroad.

'Kaç akademisyen soruşturmaya uğradı'

Yazar / Referans: 
www.gercekgundem.com
Tarih: 
10/07/2016

CHP'li Tanrıkulu, "Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza attığı için soruşturmaya uğrayan akademisyen sayısı kaçtır?" diye sordu.

CHP PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Sezgin tanrıkulu TBMM'ye soru önergesi verdi. Tanrıkulu Binali Yıldırım tarafından yanıtlanmasını istediği soru önergesinde "Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza attığı için gerek üniversite ve YÖK tarafından gerekse adli makamlarca soruşturmaya uğrayan akademisyen sayısı kaçtır?" diye sordu.

Tanrıkulu'nun TBMM'ye sunduğu soru önergesi şu şekilde:

20 Temmuz günü Ankara buluşmasına ve YÖK’te yapılacak sözlü savunmalar ile ilgili görüş

Yazar / Referans: 
BAK HUKUK
Tarih: 
10/07/2016

Sevgili Barış İçin Akademisyenler,

Bildiğiniz üzere, bir süredir gerek BAK’ın ana gövdesi ve gerekse BAK Hukuk olarak, 20 Temmuz günü Ankara buluşmasına ve YÖK’te yapılacak sözlü savunmalara kilitlenmiş durumdayız. Savunma hazırlıkları ve hep altını çizdiğimiz üzere savunmanın ayrılmaz bir parçası olan dayanışmanın büyütülmesi çalışmaları, tarih belli olduğu günden bu yana sürüyor. 

Call for Support to the Academics under Judicial Harassment 

Yazar / Referans: 
BAK
Tarih: 
09/07/2016

Turkish scholars have been subject to heavy pressures and constraints since the declaration of the petition “We’ll not be a party to this crime” launched by the Academics for Peace initiative in mid-January. In Mersin, a middle-sized city on the Mediterranean Coast, this climate of pressure has been experienced in an accentuated manner as the twenty-one petitioners of the city's University have since then faced very serious threats and sanctions.

Hapis Tehdidi Altındaki Akademisyenlerle Dayanışma Çağrısı

Yazar / Referans: 
BAK
Tarih: 
09/07/2016

Barış için Akademisyenler tarafından hazırlanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinin ilanından sonraki süreçte Türkiye genelinde imzacı akademisyenlere yönelik yoğun bir baskı ortamı oluşturuldu. Türkiye genelindeki baskının özel bir versiyonu da Mersin’de hayata geçirildi. Mersin Üniversitesi’nden “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan 21 akademisyen ilk günlerden itibaren çeşitli baskılara ve hukuksuz uygulamalara maruz bırakıldı.

Barış için Akademisyenler: YÖK Yüksek Disiplin Kurulu Danıştay 8. Daire Kararı ile Yetkisiz Kalmıştır

Yazar / Referans: 
Kerem Altıparmak, Yaman Akdeniz, http://cyber-rights.org.tr/docs/Disiplin_Gorus_3_KAYA.pdf
Tarih: 
08/07/2016

Bilindiği gibi Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu, Barış İçin Akademisyenler metnine imza atan farklı üniversitelerden 35 öğretim üyesinin “kamu görevinden çıkarılması”na ilişkin talepleri 20 Temmuz 2016 tarihinde karara bağlayacak. Hemen bu karar öncesinde, Danıştay 8. Dairesi 09.03.2016 tarih ve E. 2016/1221 sayılı kararla Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 12.11.2015 gün ve 2015.14.486 sayılı kararının yürütmesini durdurduğu için Yüksek Disiplin Kurulu’nun bu alanda bir yetkisi kalmamış olup, alabileceği tek karar yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma taleplerinin reddedilmesi olmalıdır. İşin aciliyetine binaen bu hukuki görüşün hazırlanması ve kamuoyunun bilgisine sunulması zorunlu hale gelmiştir.

'Sayımız az değil, sözümüz güçlü'

Yazar / Referans: 
Hilal Köse, Cumhuriyet
Tarih: 
07/07/2016

Barış istediği için hapis yatan akademisyenlerden Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, “Bu ülkeye acilen barışı getirmemiz lazım. Sayımız az değil, sözümüz çok güçlü, çok haklıyız ve dürüstüz. Ben umutsuz değilim” diyor. Cezaevinden çıkar çıkmaz hızla derslere başlamış, hatta ek ders bile yapmış. Şimdi, öğrencileriyle dönemi bitirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyor. Pozitif, enerji dolu, öğrencilerini ve mesleğini çok seven, mücadeleye âşık bir kadın.

81 yaşındaki hocaya YÖK ayıbı

Yazar / Referans: 
Ayşe Yıldırım, Cumhuriyet
Tarih: 
06/07/2016

YÖK’ten gelen tebligatı okudukça şaşkınlığı artıyordu.

“Ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yürütülmekte olan terörle mücadele eylemlerini katliam ve kıyım olarak niteleyen ‘Barış İçin Akademisyenler’ adlı bildiriyi imzalamak suretiyle ‘Yasaklanmış her türlü yayın veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek’ disiplin fiilini işlediğiniz iddiasıyla Üniversitenizce hakkınızda yapılan soruşturma sonucunda ‘Devlet memurluğundan Çıkarma Cezası’ ile cezalandırılmanız teklif edilmiştir.”

Turkey’s cautionary tale

Yazar / Referans: 
T. Deniz Erkmen
Tarih: 
04/07/2016

The case of Academics for Peace in Turkey shows us academics trapped between authoritarianism and precarity, and why international solidarity has become crucial.
Within the academic world, the long-awaited summer is the prize one gets after hectic semesters. It offers a welcome break from the immediacy and constancy of teaching, from committees and administrative work, giving one the ability to slow down, to breathe, and focus on research and writing.
For many Turkish academics, however, this one is bound to be a summer of heated legal battles, harassment, and uncertainty instead of being a much needed-break.

Barış Akademisyenleri: ‘Şimdi nöbet sırası bizde’

Yazar / Referans: 
sendika.org
Tarih: 
25/06/2016

Tutuklanan Barış Akademisyenleri Muzaffer Kaya, Meral Camcı, Kıvanç Ersoy ve Esra Mungan, kendileri için cezaevleri kapılarında tutulan “özgürlük nöbetini” şimdi tutuklu bulunan 3 nöbetçi genel yayın yönetmeni için Bakırköy Cezaevi kapısında tutuyor. Nöbetteki akademisyenlerin ortak mesajı ise, “Onlar bizim için nöbet tuttular, şimdi nöbet sırası bizde” oldu

Pages