Kadınlar Barışı Konuşuyor
#CANLI KADINLAR BARIŞI KONUŞUYOR ETKİNLİĞİ: ARTI TV MUHABİRİ TUĞBA BAYKAL İZLENİMLERİNİ AKTARIYOR https://t.co/utIk7nLez0
— ARTI TV (@ArtiTV_) 22 septembre 2019
#CANLI KADINLAR BARIŞI KONUŞUYOR ETKİNLİĞİ: ARTI TV MUHABİRİ TUĞBA BAYKAL İZLENİMLERİNİ AKTARIYOR https://t.co/utIk7nLez0
— ARTI TV (@ArtiTV_) 22 septembre 2019
Sağlık Bakanlığı’nın bir şekilde sümenaltı ettiği çarpıcı halk sağlığı araştırmasının sonuçlarını paylaştığı için 5 ila 12 yıl hapis cezasıyla yargılanan gıda mühendisi Bülent Şık, Perşembe günü Çağlayan Adliyesi’nde üçüncü kez hakim karşısına çıkacak. Şık, kendisinin de içinde yer aldığı araştırma sonuçlarının çok azını yayınladığını, Bakanlığın elinde çok daha vahim ve çarpıcı bulguların olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Halk sağlığını ilgilendiren araştırma sonuçlarını açıklamak değil, gizlemek suçtur.”
Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ın, “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi”nin açıklanmayan verileri üzerine yazdığı yazı nedeniyle yargılanmasına devam edilecek.
Sevgili hâlâ çalışmaya devam eden arkadaşlarımız, meslektaşlarımız, bizler atılırken seyrettiniz, bari bizler geri dönerken ses çıkarın da bu korkudan ve tabii ki utançtan kurtarın bizi. Çünkü kendi adına utanmak kolay da, bir başkası adına utanmak zor. Çünkü iktidarın yarattığı akademi çöplüğünün doğrudan değilse bile dolaylı müsebbibi sensin.
Her açılış töreni, aslında bir icazet törenidir. Adli yıl bakımından açılış töreni, ilkelerin tekrarlanması hukuksal sorunların gündeme getirilerek gerekli önlemlerin yasa koyuculara hatırlatılması gibi anlamlar taşır. Açılış hukuk ve adalete ilişkin değerlerin törensel biçimde tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Akademik açılış için de öyle.
Anayasa Mahkemesi’nin Barış İçin Akademisyenlerin yaptığı başvuruyla ilgili verdiği ifade özgürlüğü ihlali kararının gerekçesi Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
26 Temmuz 2019’da verilen kararın ardından devam eden davalarda bilim insanlarına beraat kararları verilmeye başlanmıştı.
Gerekçeli karar için: Resmi Gazete (19.09.2019)
Bugün 37.ACM heyet başkanının mazeretini gerekçe göstererek beraat kararı vermedi. Avukatımızın açıklamasında hep birlikteyiz: https://t.co/uqu2dfVMA9
— BarışAkademisyenleri (@BarisAkademik) 19 septembre 2019
Bulent Sik, a former Turkish academic, is charged with releasing research information he thought needed to be released to ensure the public safety. His hearing will be held on September 26th.
"Epey bir zamandır insanın anlatma ihtiyacı üzerine düşünen biri olarak, sayıların, belgelerin, tanıklıkların hakikati anlatmaya yetmediğini çok iyi biliyorum. Ama onları inkar etmemek, dile getirmekten vazgeçmemek, anlatma ve yüzleşme çabasının kendisine sadakat sadece mümkün değil aynı zamanda gerekli de."
"Beraat kararlarıyla birlikte her türlü hukuki hakkımıza doğrudan erişebilmiş değiliz; yapılacak başvurular, açılacak davalar var daha. Ama daha önemlisi, beraatlarımız bizim için büyük ama insanlık için küçük bir adım maalesef. Bunca haksızlığın, adaletsizliğin yaşandığı bir ülkede, bir zaman diliminde; beraatlarımıza az da olsa sevinmenin utancını da yaşıyoruz belki."
"Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine attıkları imza nedeniyle ihraç edilen Barış Akademisyenleri'nden 8'i daha beraat etti. Böylece beraat eden akademisyen sayısı 113'e yükseldi.
“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıktan sonra üniversitelerinden ihraç edilen ve haklarında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açılan Barış Akademisyenleri beraat etmeye devam ediyor.
Bugün İstanbul ve Kocaeli'de duruşması görülen dört akademisyen de AYM'nin "hak ihlali" kararı doğrultusunda beraat etti. Beraat veren mahkeme sayısı Türkiye genelinde 17 oldu.
“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzaladıkları için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin duruşmaları devam etti.
36. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmasına SEGBİS ile bağlanan Erzincan Üniversitesi'nden Arş. Gör. Serdar Başçetin beraat etti.
"Son derece açıktır ki, bu davanın esas amacı, hâlâ aklı selimle hareket etmekten korkmayan bir avuç insanı gerçeğe dayanmadığını iddia makamının dahi bildiği temelsiz suçlamalarla yıldırmaktır."
Doğuş Üniversitesi Sosyoloji Bölümündeki işinden çıkarılan Yrd. Doç. Dr. Aslı Vatansever'in Barış İçin Akademisyenlerin "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzalaması sebebiyle "Terör örgütü propagandası" iddiasıyla Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davadaki beyanını yayınlıyoruz.
"Uzun yıllardır süren bu çatışma ortamı Türkiye’nin kanserleşmiş bir sorunu olarak ortada durmaktadır. Yıllardır sürdürülen askeri operasyonlar bir işe yaramadığı gibi bölgede yaşayan sivil halkın zarar gördüğü, milyonlarcasının göç ettiği bir duruma dönüşmüştür."
Barış bildirisini imzaladıkları için ihraç edilen akademisyenler Nazım Hikmet Richard Dikbaş ve Cenk Yiğiter beraat etti.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisiyken ihraç edilen Barış Akademisyeni Cenk Yiğiter ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Nazım Hikmet Richard Dikbaş yargılandıkları davada beraat etti.
HDP MP Toğrul has submitted a law proposal to the parliament for the Academics for Peace who were expelled by Statutory Decrees to return to their posts.
Peoples' Democratic Party MP Dr. Mahmut Toğrul has submitted a law proposal to the Speaker's Office at the Grand National Assembly of Turkey (TBMM) for the return of the signatories of the Peace Declaration to their posts.
HDP'li Mahmut Toğrul, KHK ile ihraç edilen barış akademisyenlerinin görevlerine iade edilmesi, seyahat özgürlüklerinin sağlanması ve maddi olarak mağduriyetlerinin giderilmesi için Meclis Başkanlığı'na kanun teklifi verdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Mahmut Toğrul, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen barış bildirisi imzacısı akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi için Meclis Başkanlığı'na kanun teklifi verdi.