Haberler/News

Muzaffer Hoca

Yazar / Referans: 
http://recel-blog.com/
Tarih: 
03/04/2016

Öğretmenlerimle çocukluğumdan beri çok sıkı bağ kurarım ben. Yıllar geçse de kendi içimde kopamadığım, içimde duran bir parçam olur bazı öğretmenlerim. Çünkü bir şeyler öğreniyorsam, ufkum genişliyorsa, düşünme şeklimi değiştiren bir insan benim de bir parçam gibi geliyor artık. Sevgi, minnet, hayranlık, büyümek, arkadaşlık hepsi karışık bir duygu işte. Hangi ideolojiden olduğunun da bir önemi yok, benim kurduğum ilişki ideolojilerden üstün bir yerde duruyor benim için.

‪#‎MuzafferKaya‬ bu sefer bize "içeri"yi anlatıyor

Yazar / Referans: 
Muzaffer Kaya
Tarih: 
03/04/2016

‪#‎MuzafferKaya‬ bu sefer bize "içeri"yi anlatıyor.

"Ziyaretçilerimiz aracılığıyla cezaevindeki gündelik hayatımıza dair o kadar çok soru geliyor ki, en iyisi toplu cevap mahiyetinde bir yazı kaleme alayım dedim. Hem belki eğlenceli de olur. Elimden geldiğince detaylı anlatmaya çalışacağım.

Hakkında yakalama kararı çıkarılan akademisyen Meral Camcı Türkiye'ye döndü

Yazar / Referans: 
t24.com.tr
Tarih: 
03/04/2016

Hakkında yakalama kararı çıkarılan ve yurt dışında olduğu için Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya, Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan ile Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ile birlikte tutuklanmayan Yrd. Doç. Dr Meral Camcı bugün ülkeye döndü. Camcı, bugün avukatlarıyla emniyete gidecek. Camcı, gelişinin hemen öncesinde yayımladığı mektupta, "O duvarları kaldıracağız, özgürleşeceğiz" dedi.

Ödülünü 'Barış için Akademisyenler'e adadı, YÖK üyesi rahatsız oldu!

Yazar / Referans: 
www.evrensel.net
Tarih: 
02/04/2016

Türk-Amerikan Bilim İnsanları ve Akademisyenleri Derneği'nin (TASSA) düzenlediği 'TASSA Genç Bilim İnsanları' yarışmasında ödül alan Pennsylvania Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden Erol Akçay, ödülünü Türkiye'de barış istediği için cezaevine konulan ve işinden uzaklaştırılan akademisyenler için aldığını açıkladı.

Prof. Dr. Göçek: Sessizlik Şiddetin Parçası Olmaktır

Yazar / Referans: 
Fidan Berfe Mirhanoğlu - BİA Haber Merkezi
Tarih: 
02/04/2016

Michigan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Fatma Müge Göçek Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Ermenilere ve Kürtlere yönelik politikalar ve devlet şiddetini değerlendiriyor.

Türkiye topraklarında büyüyen biri olarak çocukken, Ermenilere yapılanların hikayesini dinlediğimde çoğu zaman tahayyül gücümü zorlasam da gözümün önünde canlandıramazdım olup biteni.

MSGSÜ barışın akademisyenlerine özgürlük için "Kıvanç'lı İnanç'lı mücadeleye devam" sloganıyla Fındıklı rıhıtımındaydı.

Yazar / Referans: 
http://www.sanatatak.com
Tarih: 
01/04/2016

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri, öğretim elemanları ve çalışanları Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi ile barış için imza atan meslektaşları Kıvanç Ersoy için toplandı veBoğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün, üniversite elemanlarının katıldığı basın açıklamasında okuduğu metinle aynı metn

Meriç Eyüboğlu: Savcı Fidan’ı Gören Var Mı?

Yazar / Referans: 
Ümit Altaş, http://www.hukukpolitik.com.tr/
Tarih: 
31/03/2016

Yalnızca bir metne imza attığı için soruşturulan akademisyenler, YÖK’ün her yazısını emir telakki edip savcılığa soyunan idareciler, bir rapor metnini okudukları için tutuklanıp cezaevine gönderilenler, tutuklanmasını istediği kişileri görmeden ve avukatlarını hiç dinlemeden tutuklanmalarını buyuran kayıp savcılar, suç isnadını öğrenemeden savunma yapmak zorunda bırakılan ve adliye koridorlarından polis zoruyla kovulan avukatlar, kendi ayağı ile ifadeye gelenleri ‘kaçma şüphesi var’ gerekçesiyle tutuklamaya karar veren hakimler…

Mersin Üniversitesi'nde işten çıkarılan akademisyen, çimlerin üzerinde ders anlattı

Yazar / Referans: 
Sidar Eren, Dersim Haber Ajansı
Tarih: 
31/03/2016

Mersin Üniversitesi'nde 'Barış İçin Akademisyenler' bildirisine imza attığı gerekçesiyle rektörlük tarafından sözleşmesi yenilenmeyecek olan İletişim Fakültesi öğretim elemanı uzman Galip Deniz Altınay, duruma tepki göstermek için çimlerin üzerinde öğrencilerine ders anlattı.

Barış için Akademisyenler’den Neşe Özgen: Ancak mücadele ederseniz bir tarihiniz olur

Yazar / Referans: 
sendika.org
Tarih: 
31/03/2016

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisiyle hükümetin savaş politikalarını eleştirdikleri için Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilen Barış İçin Akademisyenler, IŞİD’lileri “mağdur etmemek için” tahliye eden AKP yargısı tarafından hapis cezasına çarptırıldı. En üst perdeden devam eden tehditlere ve hapis cezalarına rağmen sözlerinin arkasında durmaya devam ediyorlar. Bildirinin imzacılarından Sosyolog Prof. Dr. Neşe Özgen ile başından bu yanan gelişen süreç, baskılar karşısında akademiden yükselen bu direnişin tarihsel önemi üzerine konuştuk.

Barış akademisyenlerine saldırı ve Türkiye üniversitelerinin sefaleti

Yazar / Referans: 
Prof. Dr. Gazi Çağlar, sendika.org
Tarih: 
29/03/2016

Tutuklu barış akademisyenleri

Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan,  

Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya

 ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy’a sevgilerle

Adorno ve Foucault üzerine düşünenlerin önemli bir bölümü kaba bir sonuca ulaşır. İkisi arasındaki en önemli fark Foucault’dan farklı olarak Adorno’nun ütopyacılığında sanılır. Gerçekte ikisi de ya ütopyacıdır ya da değildir. Foucault “dünyamızın eleştirel analizini“ sunarken Adorno’nun hedefi topluma eleştiri aynası tutmaktır: İktidar ve bilim bağlamında farkları sanıldığından daha azdır.

Esra Mungan: Yeter ki Barış Olsun!

Yazar / Referans: 
Ümit Altaş, http://www.hukukpolitik.com.tr/
Tarih: 
29/03/2016

Bu Suça Ortak Olmayacağız” metninin Cumhurbaşkanı’nın ağzına dolanması ile başladı tüm süreç. Ardından hızlı bir şekilde idari ve adli soruşturmalar geldi. Barış İçin Akademisyenler bu soruşturmalara ilişkin hak ihlallerini bir raporla derlediler ve 16 Mart 2016 günü kamuoyu ile paylaştılar. Rapor metnini okuyan dört akademisyenden üçü gözaltına alınıp tutuklandı. Esra Mungan o raporu okuyup tutuklanan ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilen akademisyenlerden biri. Tutuklandığı günden bu güne şiddetli bir şekilde kendisine tecrit uygulanıyor.

Üniversite memlekettir

Yazar / Referans: 
Meltem Gürle, BirGün Pazar
Tarih: 
27/03/2016

Üniversite memlekettir

Üniversite demokratiktir, her zaman yaşamdan yanadır ve özgür düşünceyi temel alır. Mesele bu kadar nettir

Birkaç nesil boyunca Uruguay’ın entelektüel hayatına yön vermiş olan Marcha adlı haftalık gazetenin editörü ve ülkenin önde gelen düşünce adamlarından biri olan Carlos Quijano, 1968 senesinin Ağustos ayında hükümetin üniversiteler üzerindeki baskıyı artırması üzerine “Üniversite Memlekettir” (La Universidad es el Pais) başlıklı bir yazı kaleme alır. 

1128 Akademisyen

Yazar / Referans: 
İsmail Beşikçi
Tarih: 
25/03/2016

Çeşitli üniversitelere mensup 1128 akademisyen 11 Ocak 2016 günü bir bildiri yayınladı. Bu bildiride Silvan, Cizre, Silopi, İdil, Nusaybin, Yüksekova gibi Kürt şehirlerinde yürütülen operasyonlara dikkat çekilerek “bu suça ortak olmayacağız” deniyor, barış talep ediliyordu.

Bu bildiri üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönlendirmesiyle üniversitelerde bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında yoğun ve yaygın bir şekilde soruşturmalar açıldı. Bu soruşturmalar YÖK’ün, üniversite senatolarının çok önemli bir meşguliyet alanı oldu.

Call for Boycott of International Political Science Association’s (IPSA) 24th World Congress

Tarih: 
12/03/2016

We, the academics and researchers who were scheduled to participate in International Political Science Association’s (IPSA) 24th World Congress in July 2016, hereby declare our decision to boycott the congress. We call on the international academic community to join our boycott to protest IPSA’s unwillingness to take a firm and unambiguous position against the Turkish state authorities’ unacceptable violation of the right of expression of the Academics for Peace.

İstanbul’daki Barış İçin Akademisyenler: Barış Talebinde Israrcıyız

Yazar / Referans: 
Beyza Kural - BİA Haber Merkezi
Tarih: 
12/03/2016

Barış İçin Akademisyenler/İstanbul grubu, savcılığın hangi suçu istinat edeceğini belirlemeden soruşturmalar için harekete geçtiğini belirtti, barış talebinde ısrarcı olduklarını söyledi.

Barış İçin Akademisyenler’in İstanbul’daki üyeleri “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini kamuoyuna sunmalarından bu yana yaşanan gelişmeler hakkında bilgilendirme toplantısı yaptı.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi’ndeki basın toplantısında İstanbul Savcılığı’nın harekete geçtiği belirtildi, barış çağrısı yinelendi.

İşten çıkarılan akademisyenler MEÜ Rektörlüğü’nü yalanladı!

Yazar / Referans: 
Sözcü
Tarih: 
07/03/2016

Mersin Üniversitesi (MEÜ) BAK İmzacıları, öğretim elemanlarının işten çıkarılmaları hakkında bir duyuru yayımlayarak rektörlüğün açıklamalarını yalanladı.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektörlüğü, işten çıkarılan akademisyenlerin bildiri imzaladığı için değil verimsiz çalıştıklarını gerekçe gösteren bir açıklama yapmıştı. BAK bildirisine imza atan akademisyenler ise rektörlükten yapılan açıklamanın, yaşanan gerçek durumu yansıtmadığını duyurdu.

Mağdur akademisyenler geri adım atmayacak

Yazar / Referans: 
Rauf Ahmadov, Cihan Haber Ajansı
Tarih: 
04/03/2016

‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlık bildiriye imza atttıkları için işlerine son verilen akademisyenler, yaşadıklarını anlattı. Akademisyenler, "Aslında her birimize tek tek imzalarımızı çekmelerimiz istendi. Bu konu da baskı gördük, gözaltına alındık, yakalama kararları çıktı. Ama geri adım atmadık, atmayacağız." dedi.

Akademisyenin makbulü

Yazar / Referans: 
Bilge Selçuk, Birgün
Tarih: 
04/03/2016

Akademisyenin makbulü

Milyonlar destekliyor olsa da hiçbir faşist yönetim, hiçbir diktatör, darbeci general, ona hizmet eden yöneticiler, onlara biat edenler, itaat edenler, arkasında duranlar, yanında kalanlar, hiçbiri iyi hatırlanmaz

BİLGE SELÇUK / @byagmurlu / Koç Üniversitesi

“Yanınızdayız!”

Yazar / Referans: 
Aslı Vatansever
Tarih: 
04/03/2016

Ne çok duyduk bu ara bu sözü: Yanınızdayız! Gerçi bu ülkede her daim birileri birilerinin yanında olduğunu beyan eder: Bankalar ihtiyaç sahiplerinin, devlet işçinin-köylünün-yoksulun ve illa ki mazlumun, gazeteler ve televizyon kanalları doğrunun ve yalnızca doğrunun. Ama gel gör ki, bazı sözler söylene söylene kendileri aşınmakla kalmaz, onları duyan kulakları da aşındırır. O sözün karşılık gelmesi gereken gerçeğin yokluğu karşısında “haydi oradan!” diyesi gelir insanın.

Pages